Yıllara Sari İnşaat Kazancının Tespiti

İnşaat sektörü ve vergi hukuku arasındaki ince çizgide, mükelleflerin en çok zorlandığı alanlardan biri kuşkusuz “yıllara sari inşaat ve onarma işleri”nin vergilendirme rejimidir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (DVDDK) 30/04/2025 tarihli, E: 2023/664, K: 2025/307 sayılı kararı, bu karmaşayı aydınlatan ve “bağımsız sözleşme” ilkesini perçinleyen emsal niteliğinde bir belge. 

Söz konusu kararda Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, davacı şirket ile iş sahibi arasında imzalanan yedi adet ayrı sözleşmeninin tek bir iş gibi değerlendirilip “yıllara sari inşaat işi” sayılmasını hukuka aykırı bulmuştur. Kurul, her bir sözleşmenin bağımsız bir hukuki varlığa sahip olduğunu, bu nedenle işlerin yıllara sari olup olmadığının her sözleşme bazında ayrı ayrı incelenmesi gerektiğine hükmederek Bölge İdare Mahkemesinin ısrar kararını bozmuştur. 

Uyuşmazlığın Arka Planı

Dava süreci, bir makine imalat ve taşımacılık şirketinin (davacı), bir gayrimenkul şirketi (iş sahibi) ile 2009 ve 2010 yıllarında imzaladığı toplam yedi adet sözleşme çerçevesinde yürüttüğü inşaat işlerine dayanmakta. 

Olayda; Davacı ve iş sahibi arasında devremülk ve otel inşaatlarına yönelik farklı tarihlerde sözleşmeler imzalanmış. Taraflar, bitirilen işlerin tutarlarını tespit etmek amacıyla 2009 ve 2010 yıllarında dört ayrı hesap mutabakatı yapmışlar. Vergi idaresi, 19/10/2009 tarihli mutabakatta yer alan 3.196.611,00TL tutarındaki işin o yıl tamamlandığı, ancak faturasının kesilmediğini ve hasılatın beyan dışı bırakıldığını iddia ederek cezalı KDV tarhiyatı yapmış.

Davacı taraf ise işin birden fazla takvim yılına sirayet ettiğini (yıllara sari), bu nedenle kar veya zararın işin bittiği 2010 yılında beyan edilmesi gerektiğini savunarak tarhiyatın kaldırılmasını talep etmiştir. 

Hukuki Alt Yapı

Uyuşmazlığın çözümü için temel alınan mevzuat hükümleri, inşaat işlerine özgü vergilendirme takvimini belirlemektedir.

Gelir Vergisi Kanunu (GVK) Madde 42: Birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak beyan edilir. 

Yıllara Sari İşin Şarları:

  • Faaliyetin inşaat (dekapaj dahil) ve onarma işi olması.
  • İşin birden fazla takvim yılına sirayet etmesi.
  • İşin bir taahhüde bağlı olarak başkası hesabına yapılması.

Ayrıca, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. Maddesi uyarınca, bu kapsamdaki işlerde yapılan hakediş ödemeleri üzerinden %15 oranında vergi kesintisi (stopaj) yapılması zorunluluğu bulunmamakta. 

Yargı Mercilerinin Farklı Yaklaşımları

Bu dava dosyası, vergi yargısının farklı kademelerinde üç temel görüşün çatışmasına sahne olmuştur:

A. Bölge İdare Mahkemesi: Bütüncül Yaklaşım

Vergi Dava Dairesi, başlangıçta sözleşmeler bir yıl içinde bitecek gibi planlansa dahi, işin fiilen bir sonraki yıla sarkması durumunda “yıllara sari” niteliğin kazanılacağını savunmuştur. Mahkeme, 2010 yılındaki fesih tarihini esas alarak 2009’daki hasılatın o yıl beyan edilmesine gerek olmadığına hükmetmiştir.

B. Danıştay 4. Dairesi: “Özel İnşaat” ve “Dönemsellik”

Daire, yapılan işin bir taahhüt değil, “özel inşaat” (gayrimenkul satışı gibi) niteliğinde olduğunu, bu nedenle GVK 42 kapsamına girmediğini öne sürmüştür. Bu yaklaşıma göre, kazancın dönemsellik ilkesi gereği her yıl yıllık olarak tespit edilmesi ve beyan edilmesi gerekirdi.

C. DVDDK: “Bağımsız Sözleşme” İlkesi

Kurul, uyuşmazlığa son noktayı koyarken ne “bütüncül” yaklaşımı ne de “özel inşaat” nitelemesini tam olarak benimsemiş, bunun yerine her bir sözleşmenin hukuki bağımsızlığına vurgu yapmış.

Kararın Analizi

DVDKK’nın bozma kararındaki en çarpıcı yön, inşaat işlerinde “sözleşme serbestisi” ve “verginin kanuniliği” ilkeleri arasında dengeyi korumasıdır. 

Sözleşmelerin Ayrıştırılması Zorunluluğu

Kurul, her bir inşaat işinin diğerleri ile maddi ve teknik bir ilişkisi olsa dahi, ayrı sözleşmelere konu edilmişlerse bağımsız birer iş olarak kabul edilmeleri gerektiğini belirtmiştir. Sözleşmeler incelendiğinde;

  • İşlerin birbirinin devamı olduğuna dair bir atıf bulunmadığı,
  • Tamamlanma süreleri ve tutarlarının birbirinden bağımsız belirlendiği görülmüştür.

Bütüncül Değerlendirmenin Hatalı Olması

Bölge İdare Mahkemesi’nin “tüm projeyi tek bir iş olarak görüp son tarihe (2010) göre yıllara sari sayma” mantığı, DVDDK tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Kurul’a göre, her bir sözleşme için ayrı ayrı “birden fazla yıla sirayet edip etmediği” analizi yapılmalıdır

Karşı Oyların Önemi

Kararda yer alan karşı oylar, tartışmanın derinliğini göstermektedir:

  • III. Karşı Oy: Özellikle KDV yönünden, taahhüt edilen işin bir “hizmet ifası” olduğunu ve hizmetin yapıldığı an KDV’nin doğacağını savunarak, yıllara sari olup olmamasından bağımsız bir KDV incelemesi gerektiğini vurgulamıştır.

Uygulamadaki Sonuçlar

Sözleşme yöntemi: Aynı iş sahibiyle yapılan farklı işlerin için ayrı sözleşmeler varsa, her birinin vergi takvimi bağımsız işler.

Beyan yöntemi: Bir sözleşme takvim yılı içinde bitiyorsa, hasılat o yılın geliri sayılır. Yıllara sari olması için o spesifik sözleşmenin yılı aşması gerekir. 

İspat külfeti: İşlerin birbirinin devamı olduğu iddiası, sözleşme metinlerindeki açık atıflarla desteklenmelidir. 

 

Sonuç olarak, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, bu kararıyla “ekonomik bütünlük” gibi soyut kavramların, vergi hukukunun belirgin kurallarının ve sözleşme metinlerinin önüne geçemeyeceğini hatırlatmıştır. İnşaat taahhüt işi yapan mükelleflerin, her bir sözleşmeyi ayrı birer mali ünite olarak kurgulamaları ve fatura düzenleme süreçlerini bu bağımsızlık ilkesine göre yönetmeleri, cezalı tarhiyat riskini minimize edecektir. Söz konusu kararın tam metnine ulaşmak için bu linke tıklayabilirsiniz.

 

Hayatın her alanında karşımıza çıkan hukuka ilişkin sizler de yardım veya danışmanlık almak isterseniz, bu linke tıklayarak bize ulaşabilirsiniz.