Yabancı Unsurlu Boşanma Davalarında İzlenecek Yol
Türk vatandaşı ile yabancı bir ülke vatandaşı arasındaki evliliklerin sona erdirilmesi süreci, salt Türk vatandaşları arasındaki boşanma davalarından farklı usul ve esaslara tabidir. Bu tür davalar “yabancılık unsuru” taşıdığından, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri devreye girer. Yabancılık unsuru taşıyan bir boşanma davasında izlenmesi gereken yol, yetkili mahkemenin tespiti, uygulanacak hukukun belirlenmesi ve yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’deki etkisi olmak üzere üç ana başlık altında toplanabilir.
1. Türk Mahkemelerinin Milletlerarası Yetkisi
Bir boşanma davasının Türkiye’de görülebilmesi için ilk şart, Türk mahkemelerinin bu davaya bakmaya “milletlerarası yetkili” olmasıdır. MÖHUK m. 40 uyarınca, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre belirlenir. Ancak boşanma gibi “kişi hallerine” ilişkin davalarda, Türk vatandaşlarının haklarını korumak adına MÖHUK m. 41 ile özel bir yetki kuralı getirilmiştir.
MÜHUK m.41 ve Kademeli Yetki Sistemi:
Türk vatandaşlarının kişi hallerine ilişkin davaları (boşanma dahil), eğer yabancı ülke mahkemelerinde açılmamış veya açılamamışsa, Türkiye’de görülmesi mümkündür. Yetkili mahkeme şu sıraya göre belirlenir:
1. Yer İtibariyle Yetkili Mahkeme:
İç hukuk kurallarına (TMK m. 168) göre yetkili olan mahkeme. Bu, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
2. Sakin Olunan Yer:
Eğer yerleşim yeri Türkiye’de değilse, ilgilinin Türkiye’de sakin olduğu (fiilen oturduğu) yer mahkemesi yetkilidir.
3. Son Yerleşim Yeri:
Türkiye’de sakin de değilse, Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
4. Ankara, İstanbul, İzmir:
Hiçbiri yoksa, davacının tercihine göre Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.
Bu düzenleme sayesinde, eşlerden biri Türk vatandaşı olduğu sürece, dünyanın neresinde yaşarlarsa yaşasınlar, Türkiye’de boşanma davası açabilmeleri için mutlaka bir yetkili mahkeme bulunması garanti altına alınmıştır. Bu kural, vatandaşın davasız kalmasını önlemeyi amaçlar.

2. Boşanma Davasında Uygulanacak Hukuk (Kanunlar İhtilafı)
Türk mahkemesinin yetkili olduğuna karar verildikten sonra, davanın esasına hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorunu ortaya çıkar. Hakim, Türk kanunlar ihtilafı kurallarını (MÖHUK) re’sen dikkate alarak uygulanacak hukuku belirler. Boşanma davalarında uygulanacak hukuk MÖHUK m. 14’te düzenlenmiştir.
Kademeli Bağlama Kuralları (MÖHUK m. 14/1):
Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümlerine uygulanacak hukuk şu sıra ile belirlenir:
1. Müşterek Milli Hukuk:
Eşlerin her ikisi de aynı vatandaşlığa sahipse, o devletin hukuku uygulanır. Ancak soruda belirtildiği üzere eşlerden biri Türk, diğeri yabancı ise “müşterek milli hukuk” bulunmamaktadır (Ancak tarafların çifte vatandaşlığı varsa ve her ikisinin de Türk vatandaşlığı mevcutsa, MÖHUK m. 4/b uyarınca Türk hukuku esas alınır).
2. Müşterek Mutad Mesken Hukuku:
Eşlerin vatandaşlıkları farklı ise (örneğin biri Türk, diğeri Alman), dava anındaki müşterek mutad meskenlerinin bulunduğu ülke hukuku uygulanır. Mutad mesken, kişinin hayat ilişkilerini fiilen ve sürekli olarak sürdürdüğü, yaşamının merkezi olan yerdir. Eğer eşler Türkiye’de birlikte yaşıyorsa Türk hukuku, Almanya’da yaşıyorlarsa Alman hukuku uygulanır.
3. Türk Hukuku:
Eşlerin vatandaşlıkları farklıysa ve müşterek bir mutad meskenleri de yoksa (örneğin ayrı ülkelerde yaşıyorlarsa), son çare olarak Türk hukuku uygulanır.
Kamu Düzeni Müdahalesi (MÖHUK m. 5):
MÖHUK m. 14 uyarınca yetkili kılınan yabancı hukuk, Türk kamu düzenine “açıkça” aykırı ise uygulanmaz. Örneğin, yabancı hukukta boşanma hakkının sadece erkeğe tanınması veya boşanmanın tamamen yasaklanması gibi durumlar Türk kamu düzenine aykırıdır. Bu gibi hallerde yabancı hukuk bir kenara bırakılır ve Türk hukuku (lex fori) uygulanır.
Boşanmanın Fer’i Sonuçlarına Uygulanacak Hukuk:
• Velayet: Boşanmada velayet ve velayete ilişkin sorunlar da boşanmaya uygulanan hukuka tabidir (MÖHUK m. 14/3). Ancak Türkiye’nin taraf olduğu 1996 tarihli La Haye Sözleşmesi uyarınca, çocuğun mutad meskeni hukuku ve yetkili makamları ön plana çıkmaktadır.
• Nafaka: Boşanmış eşler arasındaki yoksulluk nafakası talepleri de boşanmaya uygulanan hukuka tabidir (MÖHUK m. 14/2). Ancak iştirak nafakası ve diğer bakım nafakaları için Türkiye’nin taraf olduğu La Haye Sözleşmeleri (özellikle 1973 tarihli sözleşme) uyarınca genellikle nafaka alacaklısının mutad meskeni hukuku uygulanır.
• Geçici Tedbirler: Boşanma davası devam ederken alınacak geçici tedbirler (örneğin dava süresince geçici velayet veya tedbir nafakası), davanın görüldüğü yer hukuku olan Türk hukukuna tabidir (MÖHUK m. 14/4).
3. Yabancı Mahkemede Alınan Boşanma Kararının Türkiye’de Geçerliliği
Eşlerden biri Türk diğeri yabancı olduğunda, boşanma davasının yabancı eşin ülkesinde veya üçüncü bir ülkede açılıp sonuçlanması sık rastlanan bir durumdur. Yabancı mahkemelerden alınan boşanma kararları, Türkiye’de kendiliğinden hüküm ve sonuç doğurmaz. Bu kararların Türkiye’de geçerli olabilmesi için “Tanıma” veya “Tenfiz” davası açılması ya da nüfus kütüğüne tescil edilmesi gerekir.
Tanıma ve Tenfiz Davası:
- Tanıma: Yabancı kararın kesin hüküm etkisinin Türkiye’de kabul edilmesidir. Sadece boşanma statüsünün tespiti (nüfus kaydının düzeltilmesi) için “Tanıma” yeterlidir.
- Tenfiz: Yabancı kararın icra edilebilir hale gelmesidir. Eğer boşanma kararında nafaka, tazminat veya velayet gibi icrai nitelik taşıyan (eda hükmü içeren) unsurlar varsa, bunların Türkiye’de icra edilebilmesi için “Tenfiz” kararı gereklidir.
Tanıma ve tenfiz için aranan temel şartlar şunlardır:
1. Yabancı Mahkeme Kararı: Karar yabancı bir devlet mahkemesi (veya tenfize elverişli idari makam) tarafından verilmiş olmalıdır.
2. Kesinleşme: Karar, verildiği ülke hukukuna göre şeklen ve madden kesinleşmiş olmalıdır.
3. Mütekabiliyet (Sadece Tenfiz İçin): Türkiye ile kararın verildiği ülke arasında karşılıklılık (anlaşma, kanun veya fiili uygulama) bulunmalıdır. Tanıma davalarında bu şart aranmaz.
4. Münhasır Yetki ve Aşkın Yetki: Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalı ve yabancı mahkeme kendini aşırı yetkili saymamış olmalıdır.
5. Kamu Düzeni: Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
6. Savunma Hakkı: Davalının savunma haklarına (tebligat, temsil vb.) riayet edilmiş olmalıdır.
Nüfus Kütüğüne Doğrudan Tescil (Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 27/A): 2017 yılında getirilen bir düzenleme ile, yabancı ülke adli veya idari makamlarınca verilen boşanma kararlarının mahkemeye gitmeden doğrudan nüfus kütüğüne tescili mümkün hale gelmiştir. Bunun için şu şartlar aranır:
- Tarafların bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurması,
- Kararın yetkili yabancı makamca verilmiş ve kesinleşmiş olması,
- Kararın Türk kamu düzenine aykırı olmaması. Eğer taraflardan biri başvurmazsa veya talep reddedilirse, MÖHUK hükümlerine göre mahkemede tanıma davası açılması gerekir.
Biri Türk diğeri yabancı olan çiftlerin boşanma sürecinde izlenecek yol şu şekildedir:
1. Eğer dava Türkiye’de açılacaksa, MÖHUK m. 41 uyarınca yetkili bir Türk mahkemesi (yerleşim yeri, sakin olunan yer veya son çare olarak Ankara/İstanbul/İzmir) belirlenir.
2. Hakim, MÖHUK m. 14 uyarınca eşlerin müşterek mutad meskeni hukukunu, yoksa Türk hukukunu uygular. Ancak kamu düzenine aykırı yabancı hükümler (örn. çok eşlilik, boşanma yasağı) uygulanmaz.
3. Eğer dava yurt dışında açılıp bitmişse, bu kararın Türkiye’de geçerli olması için ya taraflar birlikte başvurup Nüfus Müdürlüğü’ne tescil ettirirler ya da Türkiye’de Asliye Hukuk (veya Aile) Mahkemesi’nde “Tanıma/Tenfiz” davası açarlar.
Bu süreçte, özellikle velayet ve nafaka gibi konularda Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin de (La Haye Sözleşmeleri gibi) dikkate alınması gerekmektedir. Türk vatandaşı olan eşin haklarının korunması, kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşın davasız kalmaması ilkeleri MÖHUK’un temelini oluşturur.
Yabancılık unsuru içeren hukuki uyuşmazlıklarınız için linke tıklayarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.