Türk Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Türk Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Türk hukuk sistemi, son yıllarda uyuşmazlıkların çözümü noktasında tarihi bir dönüşüm yaşamaktadır. Geleneksel mahkeme yargılamasının iş yükü altında ezilmesi ve davaların yıllarca sürmesi, “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri”ni bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu yöntemlerin en etkili halkası olan zorunlu arabuluculuk (dava şartı arabuluculuk), bugün iş dünyasından kira ilişkilerine kadar hayatın pek çok alanında mahkemeye gitmeden önceki en kritik durak haline gelmiştir.

Bu makalede, Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk kapsamını, başvuru sürecini ve Anayasa Mahkemesi’nin 2024 yılında verdiği, sistemin işleyişini değiştirecek olan kritik iptal kararını detaylarıyla inceleyeceğiz.

Zorunlu arabuluculuk

1. Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı) Nedir?

Zorunlu arabuluculuk, belirli uyuşmazlık türlerinde tarafların dava açmadan önce bir arabulucuya başvurmalarının yasal bir zorunluluk olmasıdır. Hukuk terminolojisinde buna “dava şartı” denir. Yani, arabulucuya gitmeden doğrudan dava açılması durumunda, mahkeme davayı usulden (dava şartı yokluğu nedeniyle) reddeder.

Sistem, 2012 yılında ihtiyari (gönüllü) olarak başlamış olsa da, uyuşmazlıkların hızlı çözümü için zamanla kapsamı genişletilerek bugünkü halini almıştır.

2. Hangi Davalarda Arabuluculuk Zorunludur?

Türkiye’de arabuluculuk kapsamı, her geçen yıl yeni kanunlarla genişletilmektedir. İşte 2025 yılı itibarıyla arabuluculuğun zorunlu olduğu temel alanlar:

İş Hukuku Uyuşmazlıkları

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve işe iade talepleri gibi bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi-işveren alacaklarında arabuluculuk zorunludur. Ancak iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları bu kapsamın dışındadır.

Ticari Davalar

Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi gereği, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Buna ek olarak, menfi tespit ve itirazın iptali davaları da artık bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Tüketici Davaları

Tüketici Mahkemelerinde açılacak ve parasal sınırı aşan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunludur. Tüketici Hakem Heyeti sınırının altındaki başvurularda ise arabuluculuk zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kira, Kat Mülkiyeti ve Komşuluk Hukuku (2023 Reformu)

1 Eylül 2023’ten itibaren yürürlüğe giren en büyük yenilik; kira tespit, tahliye, uyarlama davaları ile kat mülkiyeti (apartman yönetimi vb.) ve komşuluk hukukundan doğan davaların zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmasıdır. Özellikle son dönemde artan kira uyuşmazlıklarının çözümü için bu süreç hayati bir önem kazanmıştır.

Ortaklığın Giderilmesi ve Tarımsal Sözleşmeler

Mirasçılar arasındaki mal paylaşımı (izale-i şüyu) davaları ile tarımsal üretim sözleşmelerinden doğan ihtilaflar da artık önce arabulucu masasında görüşülmektedir.

3. Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler? Başvuru ve Süreler

Arabuluculuk süreci, davanın karmaşıklığına göre belirli yasal sürelere tabi tutulmuştur. Amaç, adaleti hızlandırmaktır.

  • Başvuru: Adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına veya UYAP (Vatandaş/Avukat Portal) üzerinden dijital olarak yapılır.
  • Görevlendirme: Sistem tarafından tarafsız bir arabulucu atanır.
  • Görüşme Süreleri:
    • İş Hukuku: 3 hafta + 1 hafta (ek süre)
    • Ticari Hukuk: 6 hafta + 2 hafta (ek süre)
    • Kira ve Diğerleri: 3 hafta + 1 hafta (ek süre)

Bu süreler içinde bir sonuca varılamazsa, arabulucu süreci sonlandırır ve taraflar “Son Tutanak” ile mahkemeye başvurabilir.

4. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Kritik 2024 İptal Kararı

2024 yılının en önemli hukuki gelişmesi, AYM’nin arabuluculuk toplantılarına katılmayan taraflara uygulanan yaptırımı iptal etmesi olmuştur.

Eski Uygulama ve İptal Gerekçesi

Eski düzenlemeye göre; arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmayan taraf, dava sonunda haklı çıksa bile tüm yargılama giderlerini ödemek zorunda kalıyor ve lehine vekalet ücretine hükmedilmiyordu. AYM, 14.03.2024 tarihli (2023/160 E.) kararı ile bu durumun “mahkemeye erişim hakkı” ve “mülkiyet hakkı” na aykırı ve orantısız olduğuna karar vermiştir.

5. Arabuluculuk Ücretleri: Kim Öder?

Arabuluculuk sisteminde ücretlendirme ikiye ayrılır:

  1. Anlaşma Sağlanırsa: Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi’ne göre belirlenen ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Konusu para olan işlerde genellikle %6 oranından başlayan nispi bir ücret uygulanır.
  2. Anlaşma Sağlanamazsa: Görüşmelerin ilk 2 saatlik ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. Ancak bu miktar, açılacak davada “yargılama gideri” sayılarak haksız çıkan taraftan tahsil edilir.

6. Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin Gücü (İlam Niteliği)

Arabuluculuk sonucunda imzalanan anlaşma belgesi sıradan bir sözleşme değildir. Eğer taraflar ve avukatları belgeyi birlikte imzalamışsa, bu belge ilam niteliğinde belge sayılır. Yani, taraflardan biri sözünü tutmazsa, karşı taraf mahkeme kararına ihtiyaç duymadan bu belgeyle doğrudan icra takibi başlatabilir. Bu, sistemin en güçlü yanıdır.

7. Sonuç: Neden Arabuluculuk?

Türk hukukunda zorunlu arabuluculuk, başlangıçta bir “yük” olarak görülse de sağladığı avantajlar yadsınamaz:

  • Hız: Yıllar sürecek davalar haftalar içinde biter.
  • Ekonomi: Mahkeme masrafları ve bilirkişi ücretlerinden tasarruf edilir.
  • Gizlilik: Mahkeme salonlarının aksine, tüm süreç gizlidir ve ticari sırlar korunur.
  • Kontrol: Kararı hakim değil, taraflar kendileri verir.

2025 yılına girerken, AYM’nin müdahalesiyle sistem daha demokratik bir yapıya bürünse de, arabuluculuk Türk yargı sisteminin ayrılmaz bir parçası olmaya devam edecektir. Hak kaybına uğramamak için arabuluculuk sürecinde uzman bir avukat desteği almak her zaman en güvenli yoldur. Arabuluculuk sürecinde destek almak ve hukuki ihtilaflarınızla ilgili bizlere bu linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.